HABERİ YOK

Temel, yolda sinirli sinirli yürüyormuş. Bunu gören arkadaşı Dursun sormuş:

– Ula Temel, hayrola yahu, ne bu surat, niye böyle iki karış?

– Ula Dursun, karımı öldüreceğim. Bıktım artık ondan, öldüreceğim.

– Elini kana bulayacaksın, sonra da hapislerde çürüyeceksin. Daha garantili yolu var bu işin.

– Nasıl?

– Her gün üç posta sevişeceksin, onbeş gün sonra karın kendiliğinden ölür. Sen de kolayca kurtulursun.

Aradan bir hafta geçince Dursun, Temel’e ziyarete gitmiş. Temel de suratı çökmüs, kamburu çıkmış halde arkadaşı Dursun’u içeri buyur etmiş. O sırada mutfakta yemek yapan Temel’in karısı, o kadar neşeliymiş ki; yüksek sesle türkü söylüyormuş. Temel, arkadaşı Dursun’a dönerek demiş ki:

– Salak karıya bak, haftaya ölecek, haberi yok!..