D vitamini eksikliği kansere neden olabilir!

  • 410 kez görüntülendi.
D vitamini eksikliği kansere neden olabilir!

Vücudunuzda yaygın ve geçmeyen ağrılar varsa, sürekli yorgun hissediyorsanız, konsantrasyonunuz zayıfsa, gerilim tipi baş ağrınız varsa, kol ve bacaklarınızda karıncalanmalar oluyorsa; Fibromiyalji olabilirsiniz. Uzmanlar, bu hastalık ile pek çok hastalık için D vitaminin önemini vurguladı.

Fibromiyalji sendromu gerçek bir hastalık! Fibromiyalji Sendromu (FMS) yaygın kas ağrıları ve vücudun birçok bölgesinde aşırı hassasiyetle seyreden kronik bir ağrı sendromu. Oluşturduğu şiddetli ağrı ve yorgunluk nedeni ile hayatı büyük ölçüde olumsuz olarak etkilerken, uyku bozukluğu, baş ağrısı, anksiyete ve depresyon gibi ruhsal bozuklukları da beraberinde getiriyor.

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği (FTR) Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ketenci ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Deniz Evcik 12 Mayıs Fibromiyalji Günü nedeniyle FTR Derneğinin düzenlediği basın toplantısında dünyada yaygın olarak görülen ve yaşam kalitesini oldukça olumsuz etkileyen, çoğu zaman başka hastalıklarla karıştırılan Fibromiyalji hastalığı hakkında toplumda farkındalık oluşturmak adına, bu hastaların çaresiz olmadığını, devamlı ağrı ile yaşamak zorunda olmadıklarını, aktif bir hayat sürdürebileceklerinden bahsetti.

SERATONİN GEREKTİĞİ KADAR SALGILANMIYOR

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği YK Üyesi Prof. Dr. Deniz Evcik, hastalığın 1900’lü yılların başında tanımlanmaya başladığını söylerken, “Bu süre içerisinde hastalık tanısı konulması, nedenleri ve tedavi konusunda birçok çalışmalar yapılmıştır. Ancak bugün için kabul edilmiş kesin bir neden yoktur. Ağrının düzenlenmesi ve algılamasında bir bozukluk vardır. Fibromiyaljili hastalarda, beyinden ağrı bilgisi ile uyumlu olarak salgılanması gerektiği kadar serotonin ve noradrenalin salgılanmamaktadır. Bu nedenle gelen ağrı bilgisi gerektiği kadar silinmemekte ve buna bağlı olarak herkes kadar bilgi beyine ulaşsa bile daha yüksek şiddetteymiş gibi algılanmaktadır. Bu durum özellikle uzun süre ağrı çeken kişilerde, ağrıya depresyon da eklendiğinde daha şiddetli olmaktadır. Ayrıca genetik faktörler, hormonal bozukluklar, imünolojik bozukluklar, psikolojik nedenler, kasa ait problemler gibi çoklu faktörlerin etkisi olduğu düşünülmektedir” dedi.

“ÇARESİZLİK HİSSİ ARTAR”

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği (FTR) Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ketenci ise bunun tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu belirterek, “Tedaviyi; ilaç dışı tedaviler ve ilaç tedavileri olarak ikiye ayırmak mümkündür. İlaç dışı tedavilerin başında eğitim ve egzersiz gelmektedir. Hastaların hastalıklarını bilmeleri, ailelerin bu hastalığı öğrenmeleri tedavinin ilk adımıdır. Hastanın tedaviye uyumu, ağrısını arttıran ve azaltan nedenleri bilmesi, bunlarla nasıl başa çıkacağını öğrenmesi temeldir. Fibromiyalji sendromunda genelde ailelerin hastaya desteği azdır, bu da çaresizlik ve anlaşılamama hissini arttırır. Bu nedenle tedaviye hastanın yakınlarını da dahil etmek, onlara da hastalık hakkında bilgi vermek önemlidir. Bu uygun tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır ve hastalarımızın devamlı ağrı çekmeleri kaderleri değildir” şeklinde konuştu.

D VİTAMİNİ VE KANSER

Toplantıda D vitamini eksikliğinin hastalık üzerindeki etkileri ile ilgili soruya yanıt veren Prof. Dr. Deniz Evcik, “Hastalarda mutlaka D vitamini, B12, çinko, magnezyum eksikliği var mı yok mu bunları taratıyoruz. Ama D vitamini eksikliği ülkemizde büyük bir sorun. D vitamini eksikliği pek çok hastalığa zemin hazırlayabiliyor. Guatr, romatizmal hastalıklarda, kuru gözde, şeker hastalığında da büyük etkenlerden biri. Biz önce vitamin eksikliklerini giderip sonrasında fibromiyalji üzerine yoğunlaşıyoruz. Çalışmalara göre D vitamini eksik olanlarda bazı grup kanserlerin görülme olasılığı 40 kat fazla” dedi.

KAPLICA İYİ GELİYOR

Prof. Dr. Ayşegül Ketenci ve Prof. Dr. Deniz Evcik, kaplıca tedavilerinin fibromiyalji tedavisinde kullanıldığını vurgularken, “Su içi egzersizler bu hastalıkta etkin. Ancak her fibromiyalji hastasına da kaplıca tedavisi verilmiyor. Hastanın durumunda kaplıcaya engel bir durum görmezsek hangi etkinliği ne kadar süreyle yapacaklarına dair bir program yapıp, kaplıca tedavisi uygulatıyoruz” şeklinde konuştular.

Kaynak: Yenisafak.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ